Piyasalarda Koronavirüs Etkisi

Koronavirüs’ün Dünya ve Çin Ekonomisine Etkileri

Dr. Veyis Fertekligil

 

Ocak ayının ortalarından itibaren Çin’de başlayan ölümcül koronavirüs salgını öncelikle dünya finansal piyasalarını etkiledi. Dünya borsaları ve özellikle Uzakdoğu borsaları ilk bir iki hafta içinde sert geriledi. Tatil olan Çin borsası da bu hafta açıldı ve ilk günlerde geriledi. Daha sonra ise finansal piyasalarda hafif toparlanma çabası izlenmekte. Ancak koronavirüs salgının etkileri  dünya ekonomisini açısından daha önemli.  Tahminler öncelikle Çin ekonomik büyümesinin ilk çeyrekte sert gerileyeceği ve ekonomik büyümenin yıllık olarak %1 dolayında düşebileceği. Yanı bu yıl Çin ekonomik büyümesi %5’lere gerileyebilir. Tabii Çin ekonomisinin dünya ekonomisinden aldığı pay geçmiş dönemlere göre çok daha büyük. 2003’teki Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) salgınında Çin dünya ekonomisinden yaklaşık %4 dolayında pay alırken şimdi %16 dolayında pay alıyor. Çin aynı zamanda dev bir ihracatçı ve ithalatçı. Dünyanın en önemli maden ve hammadde üreticilerinden. Ayrıca başta otomotiv ve telefon olmak üzere dünyadaki birçok markanın üretim üssü. Bu nedenle salgının dünya ticaretini ve ekonomisini de olumsuz etkilemesi beklenmekte. Bu konuda yapılan projeksiyonlar dünya ekonomisinin büyümesi hızının yaklaşık%0.1-0.3 dolayında yavaşlayacağı yönünde. Virüsün etkisi ilk olarak Asta piyasaları ve ekonomilerinde kendisini hissettirmekte. Özellikle turizm ve hizmet sektörleri etkilenmiş durumda. Bu durumda da özellikle Uzakdoğu merkez bankalarına yönelik faiz indirme baskısına yol açmakta. Öte yandan, tüm dünyada para politikası yapıcıları, henüz önemli bir teşvik paketi ile tepki vermemelerine karşın, endişelerini dile getiriyorlar ve  virüsün talep, enflasyon ve finans piyasaları üzerinde üçlü ve devam eden bir etkisi olması durumunda harekete geçmeye hazır olduklarını kaydediyorlar. Sonuçta virüsün piyasalara ve ekonomilere olumsuz etkilerinin kontrol alınması ve bir aşı bulunmasına kadar devam edebileceği belirtilmekte.

 

Çin’deki önlemler:

 

Çinli politika yapıcıları, Çin’in ilk çeyrek büyümesi üzerinde yıkıcı bir etkisi olması beklenen koronavirüs salgını nedeniyle sarsılan ekonomiyi desteklemek için önlemler almakta. Faizler düşürüldü piyasaya yaklaşık 250 milyar dolar enjekte edildi. İş kayıplarını en aza indirmek için Çinli yöneticilerin, virüsten doğrudan etkilenen sektörler için daha fazla harcama, vergi indirimi ve sübvansiyon açıklamaları ve banka kredilerini artırmak, işletmeler için borçlanma maliyetlerini azaltmak için daha fazla parasal kolaylık sağlaması bekleniyor. Destek tedbirlerinin, büyük olasılıkla vurulması muhtemel olan ve özellikle iş kayıplarına karşı savunmasız olan perakende, catering, lojistik, ulaştırma ve turizm sektörlerine odaklanacağını söyledi. Çin ekonomisi dördüncü çeyrekte %6 büyüdü ve 2019’daki büyüme böylece % 6,1 oldu. Bu rakam da yurtiçinde ve yurtdışındaki Çin-ABD ticaret savaşı nedeniyle kısmen zayıflayan talepten kaynaklanırken son 30 yılın en düşük performansıydı.   Çin liderleri, 2002-03’te (SARS) salgını dönemine kıyasla daha büyük bir zorluk içindeler çünkü ekonomi artık tüketim ve hizmetlerden daha fazla etkilenmekte; büyüme aşağı yönlü bir seyir izlemekte. Ayrıca Çinli turistlerin sayısı çok daha fazla.

 

Petrol talebi ve fiyatlar:

Korona virüsün Çin ekonomisini etkilemesiyle birlikte, kaynaklara göre dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin petrol talebi günlük üç milyon varil civarında düşüş kaydetti. Söz konusu miktar Çin'in toplam tüketiminin yüzde 20'sine denk geliyor. Bu düşüş muhtemelen 2008 – 2009 küresel finans krizinden bu yana yaşanan en sert talep şoku ve 11 Eylül saldırılarından beri görülen en ani düşüş. Küresel gösterge Brent petrolün fiyatı, finans piyasalarının Çin'deki sağlık krizinin çapını ilk fark ettiği 20 Ocak'tan bu yana yüzde 10'dan fazla düştü. Brent petrolünün varili 55 dolar seviyesinin altına geriledi. OPEC ve diğer petrol üreticisi ülkelerin acil toplanarak yeni üretim kesintileri yapmayı düşündüğü belirtilmekte. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, koronavirüs salgınının, büyümesi durumunda petrol talebini azaltabileceğini bildirdi. Fitch, koronavirüs salgının, yayılmaya devam etmesi durumunda petrol talebini azaltabileceği, Brezilya, Norveç ve ABD gibi üretimi artan ülkelerde üretim fazlasının daha da yükselmesine neden olabileceğini belirttti. Ayrıca salgın dünyada diğer emtia fiyatlarını da düşürücü etkide bulundu.

Virüsün Türk ekonomisine olası etkileri:

Türkiye 2019'da Çin'den 19.1 milyar dolarlık ithalat yaparken, bu ülkeye 2.6 milyar dolarlık ihracat yaptı. Türkiye’nin, yaklaşık 16.5 milyar dolarla büyük bir dış ticaret açığı verdiği Çin'den ithal ettiği başlıca ürünler makine-teçhizat ve elektrik-elektronik ürünleri. İhraç ettiği başlıca kalemler ise mermer, krom ve borat. Çin’deki salgın bu ülkeye yapılan maden ihracatını ve Türk turizmini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin’deki olumsuz durumla birlikte küresel risk iştahındaki azalma Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye akışlarını yavaşlatabilir. Öte yandan, Çin’deki salgının ardından küresel ekonomide yavaşlama olacağı endişesi ve Çin’in günlük petrol talebindeki sert düşüşle Brent tipi petrol fiyatı 65 dolardan 54 dolara kadar gerilemiş durumda. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için bu durum olumlu bir gelişme. İhracatta Çin ile rekabet edilen sektörler açısından da avantaj ortaya çıkabilir. 

Bir cevap yazın