Eğitimde Yapay Zeka Kullanımın Olası Etkileri

Eğitimde Yapay Zeka Kullanımının Olası Etkileri

Bülent İlkehan

 

Robot Olduğunu İnkar Eden Tele-pazarlamacı Robot ve Eğitimde Yapay Zeka Kullanımının Etkileri

Aralık 2013’de TIME Washington Bürosu Şefi Michael Scherer’in cep telefonu ilgi çekici bir sesi olan bir kadın tarafından arandı. Kadın sağlık sigortası ile ilgili bir anlaşma yapmak istiyordu ama bir şeyler ters görünüyordu.

Scherer arayanın gerçek bir kişi mi yoksa bilgisayarla çalışan bir robot sesi mi olduğunu sorduğunda, büyüleyici bir kahkahayla gerçek olduğunu hevesle yanıtladı. Ama sonra başka testlerde başarısız oldu. “Domates çorbasında hangi sebze bulunur?” Sorusu sorulduğunda o soruyu anlamadığını söyledi. Dün haftanın hangi günü olduğu defalarca sorulduğunda, tekrar tekrar kötü bir bağlantıdan şikâyet etti.

Sonraki 1 saat boyunca, birkaç TIME muhabiri onu aradı ve her seferinde kendini gizlemek için uğraştı. Adının Samantha West olduğunu söyledi ve cevaplarının mükemmel tekrarlanmasıyla kesinlikle bir robottu. Amacı, sağlık kapsamı hakkında “Medicare’de misiniz?” gibi bir dizi soru sormak ve potansiyel müşteriyi satışı kapatabilecek gerçek bir kişiye aktarmaktı.

Bu ilginç örnekten günümüze gelecek olursak, yapay zeka, makinelere insanlara özgü tepki verme, olayları anlama, öğrenme gibi yetenekleri kazandırmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz 30 senede yapay zekanın kullanım ve uygulama yelpazesi, basit araç park sistemlerinden ordu tarafından kullanılan insansız hava araçlarına kadar genişledi. Yapay zekanın kullanım alanı bu denli genişlerken, eğitim alanında yapay zeka çerçevesinde yaşanan gelişmeler ilgi çekmeye devam ediyor.

Hali hazırda robotların herhangi bir programlamaya gerek duymadan öğrenmelerini ve yaptıkları basit gözlemlerle görevleri otomatik bir şekilde gerçekleştirmelerine imkan tanıyan “yapay sinir ağları” ilerleyen zamanda eğitim alanında kullanım alanı bulabilir. Örneğin, günümüzde özellikle akıllı ev konseptlerinde kullanılmaya başlanan akıllı elektrik süpürgeleri, akıllı klimalar ve benzeri birçok akıllı cihaz bu tarz basit gözlemlerle ev işlerini kolaylıkla yerine getirebiliyor. Elimizdeki  buna benzer birçok veri, yapay zekanın eğitim alanını nasıl değiştirebileceği yönüne ışık tutuyor.

Yapay zekanın eğitim ekosisteminde yapacağı öngörülen değişimlere bakacak olursak;

Kişiselleştirilmiş öğrenim:

Gelecekte her çocuğun tüm okul hayatı boyunca kullanabileceği, kişisel asistan robotu olması bekleniyor. Asistan robot, çocuklara öğretilen tüm bilgileri kaydedecek, hafızasında saklayacak ve elde ettiği veriler doğrultusunda gerektiğinde kişisel bir robo-öğretmen görevini üstlenecek. Tamamen birebir anlayış üzerine kurulacak asistan robot sayesinde öğrenci, öğrenmesi gereken her konuyu çok daha rahat bir şekilde kavrayacak.

 

Öğretmen Asistanı Robotları:

Günümüzde birçok öğretmen, öğrencileriyle yeterince ilgilenemediğinden şikayetçi. Aşırı sayıda öğrenci ve iş yükü sebebiyle öğrencilerin eksik kalan yanlarına yeterince eğilemiyorlar. Kişisel öğrenimin bir parçası olan asistan robotların öğretmen versiyonu bu alanda öğretmenlere önemli ölçüde yardımcı olacağını öngörebiliriz.

 

 

 

Evrensel Eğitim Ekosistemi:

Yapay zeka dijital dünyanın kapılarını açıyor. Bu açıdan baktığımızda evrensel boyutta geçerliliği olan bu avantaj eğitim ekosistemini de önemli ölçüde etkileyecek. Yapay zeka ile beraber farklı kültürler ve eğitim modelleri arasındaki işbirliği artacağı gibi bu alanda daha “evrensel bir yaklaşım” yakalanabilecek.

 

Yaşam Boyu Öğrenim ve Adaptasyon:

Yapay zeka insanların dünyada gerçekleşen olayları anlamasına yardımcı oluyor. Öğrenciler bu sayede yaşanan güncel gelişmeleri olduğu gibi algılama ve deneyimleme fırsatı yakalarken, bilgi akışının sürekliliği sayesinde eğitim hayat boyu devam eder. Müfredata bağlı kalınmasına gerek kalmayacağı gibi eğitim süreci yaşanan sosyal ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda “otomatik” olarak ilerlemeye devam eder.

Bir cevap yazın